You are here: Home » Cinler » Karabasan Korkusunun Gerçekleri

Karabasan Korkusunun Gerçekleri

Uyku tüm canlılarda  gözlenen doğal dinlenme biçimidir. Bütün canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar. Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez. İnsanlarda yeterli uyku alınmaması unutkanlık, asabiyet, dikkat dağınıklığı gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca gereğinden fazla uyku depresyon gibi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Uyku bozukluğu kimi insanlarda kronik hale gelip çok büyük sorunlara neden olabilmektedir.

Uyanıkken ya da uyurken beyin dalgaları, beyindeki milyarlarca nöronlar arasındaki elektrik trafiği sonucunda üretilir. Uyku aynı zamanda hafızanın yeniden yapılandırılması ve psikolojik yenilenme için gereklidir. Peki ya bu kadar önemli bir durumda , bütün şehrin ışıkları kapandığında , kalabalık toplum içindeki herkes uyumak için odalarına çekildiğinde. Güzel bir uyku dilerken  bir o kadarda savunmasız ve güçsüz olduğumuz an bir saldırıya uğrarsak? Bu psikolojik olarak yıpratıcı olsa da bazen de fiziksel bazı izler bırakmakta, hatta kimi durumlarda ölümlere bile yol açmakta. Bahsettiğim saldırının adı ise Karabasan .

Karabasan uyku felci olarak da bilinir, uyandıktan hemen sonra  veya seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce, bedenin geçici olarak hareket edememesi  ile karakterize edilen bir durumdur. Kişi uyanıldığında kol ve bacakların felç olmuş gibi hareket etmemesi devam eder. Genellikle rüya sonrası olur.İzole uyku paralizileri (uyku felci) de denen bu durumlar, sıklıkla uykudan uyanma durumlarında izlenir. Hasta uyanıktır, ancak hiç bir yerini kıpırdatamaz, sanki felç olmuş ya da nefes almayacakmış duygusu içindedir. Hasta için çok ürkütücü olan bu durum, 10-20 saniye kadar devam edip kendiliğinden sona erer ya da dışarıdan bir kişinin hastaya dokunması nöbeti sonlandırır.

Uyku felci, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte halüsinasyonlar olabilir. Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin sebep olduğu halüsinasyonlar bazen durumun normal bir rüya olarak algılanmasına, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine sebep olur.

Karabasan a uğrayan kimselerin anlattıkları farklı kültürlerde bazen ufak değişiklikler gösterse de çoğu zaman aynıdır. Buna göre kişi uykuda olduğu sırada , uyanır gibi olur ve hareket edemediğini fark eder, bazen uyanmasına bir ses, fısıltı yada açılan oda kapısı sesi gibi farklı işitsel unsurlar sebeb olur . daha sonra göğsünde yavaş yavaş artan bir baskı ve ağırlık hisseder,  gözlerini açmaya çabalar fakat başaramaz. Kollarından birinin tuttuğunu hisseder, hareket kabiliyeti azalır ve nerdeyse felç olur, bağırıp, çığlık atmaya çalışsa bile bunu yapamaz. Odada bir varlığın olduğunu  iyice hisseder ve  nefes alması gitgide zorlaşır, onunla mücadele ederken vücudundaki ağırlık da artar. Gözleri hafifçe açmayı başardığında  loş ışıklı yatak odasında yanıbaşında, silüet halinde gölgeli bir figür görür. Bu figür çoğu kez gölge biçiminde simsiyah ve gözleri parlak bir varlık olsa da, bazen de yaşlı bir cadı gibi görünmektedir.

Görünüşleri değişse de yaşattıkları korku ve dehşet aynıdır . Bu varlık kişide belli belirsiz bir korku hissi uyandırır. Vücudunun tehlikede olduğunu ve onun ona zarar vereceğini yoğun şekilde hissettirir  ve hareket etmek için çabalamaya devam eder. Bağırmak istese de sadece küçük iniltiler çıkartabilir. Sonunda kolları ve bacakları küçük tepkiler  gösterir  ve hareket kabiliyeti yavaşça tekrar kazanılır. Göğüsteki ağırlık birden kalkar, sanki hiç olmamış gibi. Kötü bir kabustan uyanmışçasına kan ter içinde kendini  yatağına otur halde bulur, kendini odada yalnız ve korkunç bir ziyaret edilmişçesine  sarsılmış durumdadır . Bazen bu durum bazı geceler devam eder ve fiziksel olarakda izler bırakır, şişlikler, morluklar, küçük kızarıklıklar ve çizikler gibi . Kişiyi psikolojik olarak kötü şekilde etkileyen bu tecrübe , sadece basit bir uyku bozukluğumu? Psikolojik yada nörolojik bir takım hastalıkların belirtilerimi ? Yoksa yüzlerce yıldan beri farklı inanç ve kültürler de de bahsedilen kötü iblislerden ve cinlerden mi kaynaklanmaktadır ?

Karabasan ve Kabus  Demonolojisinin Kökeni

Tıbbi araştırmacılar , kabusların ve karabasanların nedenlerini araştırmaya devam ederken, erken Hristiyan ve ortaçağ toplumları, bu tür karanlık rüyaları şeytana sahip olma, iblis saldırıları ve diğer şeytani etkilere bağladılar. Karabasanların ve Kabusların şeytanlığı, ortaçağ efsanelerinden iblislerin insanlara genellikle gece geldikleri  gözlemlenmekteydi. Çünkü İblisler, kötü amaçlarla işkence etmek için kurbanlarının uykuya girerlerdi .

Gece uykulu saldırılarla sıkça görülen iblisler arasında incubus ve succubus  vardı. Bu iblislerin sırasıyla kadınlar ve erkeklerle gelip yattığı söylendi. Bu tür etkinliklerin kanıtı deneyimli kabuslar ve erkekler için gece gündüz emisyonlarının varlığı ve kadınlar için açıklanamayan gebelikler ile başladı. Bu şeytani saldırıların kurbanları ya durumları için başka açıklama yapmadılar ya da fiziksel koşullarını açıklamak için iblisleri kullanmayı seçtiler. Çünkü bazen ciddi anlamda fiziksel saldırılarda söz konusu olmaktaydı.

Bu tecrübeler, Dünya genelinde yaygın olarak bildirilir ancak farklı mitolojik açıklamalara sahiptir. Örneğin, Japonya’da kanashibari , Çin’de hayalet baskıları, İngiltere ve Amerika’da Old Hag olarak anılmaktadır. Korkutucu ve ezici çoğunluktan ötürü, bu deneyimler bir parasomnıa , başka bir deyişle uyku felcinden başka bir örnektir. Hipnompaktik yani uyanıklık esnasında meydana veya hipnagoji ,uykuya dalınca meydana gelirler. Korkutucu görüntüler veya sanrılar ile ilişkilendirilirler. Demonoloji ve Düşlerde  İnsanların hayallerinde ve kabuslarında olabilecek en şeytani etkileri göze çarpmakta olup en çok bilinen kabus iblisleri şunlardır.

Incubus

Incubus bir kadın ile ilişkiye girmek için  onu uykusunda avlayan iblistir. Lantince kökenli bu kelimenin manası “nightmare” yani “kabus”dur. Kabuslar gece elektriği emisyonlarıyla birleşince bu baştan çıkarıcı iblisleri  ziyaretleri için teşvik eder. Ayrıca Incubus’un insanlar’dan çocuk sahibi ve baba olabileceği düşünülmektedir. Ve eskiler yarı insan olan bu varlıklar “cambion” olarak nitelendirilmekte idi. Hem Succubus  hem de Incubus Ortaçağ’da uyku-kabusları, cinsel rüyalar, uyku felci ve karabasan sırasında meydana gelen fanomenleri  açıklamak için kullanılırdı. Kral Arthur’un efsanevi sihirbazı olarak geçen Merlin’in bir insan ve Incubus’dan meydana gelen bir cambion olduğu düşünülmekteydi.

Succubus

Succubus bir erkek ile ilişkiye girmek için kadın halini alan iblistir. İsmi Latince kökenlidir, “to lie under” manasına gelir. Ortadoğu kültürlerinde “Lilith” olarak geçer. Her ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın, temel nitelikleri aynıdır. Geceleri erkekleri cinsel anlamda cezbeden ve doğan bebeklerini öldürmeye çalışan bir iblistir.

 Mara

Slav Mitolojisindeki Mara ,Günümüzde kabus görme alışkanlığında siyah bir at şeklinde görülür. Ancak sözcüğün etimolojisinde bir gece ye “mara” ya da iblis demektir.  Sözcüğün köklerini onüçüncü yüzyıla kadar iner. Bara’da uyuyanlara bulaşan kötü bir kadın ruhu olan mara, kabuslara neden olan bir goblin veya iblis olarak ilişkilendirilir.

 Phobetor

Yunan mitolojisinde, Phobetor, Hypnos  yani uyku tanrısının  oğlu, kabus tanrısıdır. İnsanların hayallerinde yürüyüp, buna layık olanlar için korkunç  ziyaretler yapan . kabus figürüdür, Phobetor kâbusların cisimleşmiş sembolü ve tanrısıdır. Rüyalarda hayvan veya canavar şeklinde görünür.”Icelus” olarak da anılmıştır.

Epiales

Yunan mitolojisinde, Epiales ,Siyah Rüya olarak da bilinir. kabusların ruh halini ve kişileştirme özelliğini taşır. Epiales, kabuslar için bilinen bir iblis ruhudur. Epiales gece Nyx’in çocukları olan Oneiroi’nin  rüya ruhlarının bir parçası olabilir.

Qarînah

Arap mitolojisinde , qarînah ( قرينة ), muhtemelen eski Mısır dininde veya İslam öncesi Arabistan’ın animistik inançlarında kökenleri olan Succubus’a benzer biriblistir. Bir qarînah kişiyle uyur ve rüyalar tarafından bilindiği üzere uykuda  onunla ilişki kurar. Görünmez oldukları söylenir, ancak  ikinci defa ziyarete geldiklerinde genellikle bir kedi, köpek veya başka evcil hayvanların biçiminde görebilir. Sadece belli insanlara musallat olup sahiplenirler  ve bu insanlar evlenemez ya da evlenseler de  kadınlara zarar verir, bazen de öldürürler. Şimdiye dek birçok Afrika mitleri, rüyalarda böyle  benzer deneyime sahip olanların kendilerini uyandırdıkları anda bitkin bulduklarını iddia eder.

Yakshini

Hindistan’da sukubeye Yakshini denir ve Hindu , Budist ve Jain mitolojisinde mitik varlıklardır. Onlar yeryüzünde gizlenmiş hazinelerin koruyucularıdır ve perilere benzerler. Yakshinis genellikle geniş kalçalar, dar beller, geniş omuzlar ve abartılı küresel göğüsler ile güzel ve şehvetli olarak tasvir edilir. Tantra’da, mantraları ve ritüel reçeteleri de dahil olmak üzere, otuz altı Yakshin’ler açıklanmaktadır.. Yakshinis genellikle hayırsever olmasına rağmen, Hint folklorunda kötücül özelliklere sahip yakshinis vardır.

Albastı

Albastı bir varlığın adından daha ziyade, neden olduğu hastalığı ifade eder. Alvastı veya Alpastı da denir. Sibiryada Albasta olarak da bilinir. Albastı olan kişiye Albıstar adı verilir. Boğucu sıkıntı. Sara hastalığı. Lohusahumması denilen ve yüksek ateşle ortaya çıkan, temizliğe dikkat edilmediği için meydana gelen hastalıktır. Bunlara bağlı baygınlıklar ile bir çeşit korku halidir. Gebe kadın kan kaybetmeye başladığında değişik varlıklar görmeye başlar. En çok korktuğu şey gözünün önüne gelir. Bunun sonucunda bazen bayılır. Alkarısı o esnada göğsüne dizleriyle çökerek soluğunu keser. Hatta ölüme bile neden olabilir. Bu durumdan kurtulması için “Al Ocağı”na götürülür. Bu yer genelde kutlu bir mekandır ve bir evliya mezarıdır.

Karabasan

Türk halk kültüründe Kâbus ve buna neden olan varlığa Karabasan veya  Karabasma da denir. Türk halk inancında, gerçek sanılan kötü görüntü ve korkulu halüsinasyonlara verilen addır. Karabasu olarak da söylenir. Gerçekmiş gibi algılanan kötü rüyalardır. Karabasanın neden olduğu hastalığa da Karabastı denir. Hayalet görmeyi tanımlamak için de bu tabir kullanılır. Bazen de doğum yapan kadının ölmesi Karabastı’ya bağlanır. Azerice de “hayalet” sözcüğünün karşılığı “Karabasma”dır.

Sözcük genel anlamda insanların kötü şeyler görmesi demektir. Korkulu rüyalardır. Bazı yörelerde Karakura veya Kamos adlı bir varlığın neden olduğu düşünülür. Ağırbasma ifadesi de kullanılır. Karabasanlara kötü ruhların veya cinlerin neden olduğuna inanılır. Bu ruhlar bazen ölümcül olabilmektedir. Bazen uykuda ölen insanların bu varlıkların öfkeleri dolayısıyla öldükleri düşünülür. Karabasmak fiili ile kullanıldığında kabus görmek veya bu nedenle hastalanmak manası verir. Moğolca Harah/Karah sözcüğü bakmak ve Harağah ise lanet anlamına gelir.

 

Farklı Kültürelde Karabasan

  • Çin halk kültüründe, uyku felci “gǔi yà chúang” (鬼压床,鬼壓床, sözcüğü sözcüğüne : “Hayalet yatağa basıyor”: : hayalet, : basmak, : yatak), olarak bilinir. İnanışa göre bir ruh veya hayalet uyuyan kişinin üzerinde oturup veya yatıp uyku felcine sebep olur. Bu ölümün güçleri tarafından, küçük çapta ruhun ele geçirilmesi olarak düşünülür ve genellikle kurban bir zarar görmez.
  • Japonya’da, uyku felci kanashibari (金縛り, sözcüğü sözcüğüne: “metal içerisinde bağlanmış olmak”: kana: metal, shibaru: bağlı olmak”), olarak bilinir.
  • Newfoundland’de karabasan  yaşlı bir cadının ziyareti olarak bilinir.
  • Meksika’da, subida del muerto (tepeye tırmanan ölü) olarak bilinir.
  • Almanca’da, Hexendrücken (cadı basması) olarak bilinir.
  • Kore’de, Gawinullim, (가위눌림 sözcüğü sözcüğüne: “Gawi tarafından bastırılmak.”), olarak bilinir. Gawi’nin anlamı tam olarak belli değildir fakat genellikle “ruhlar” veya “şeytanlar” olarak bilinir.
  • Endonezya’da, Cavali insanlar tindihan derler, yerel lehçede okunuşu “tindhihen” (üzerine uzanılmak).
  • Filipinler’de, uyku felci genellikle Bangungot ile bağdaştırılır.
  • Vietnam’da,uyku felci, anlamı insanın üzerinde bastıran bir hayalet veya ruh olan “ma đè” olarak bilinir.
  • Antiller’de, “duppy tarafından binilmek” olarak bilinir.
  • Geleneksel Rusya inanışında uyku felcine, kötü evlilik, ihanet için ev halkını cezalandıran ev ruhu domovoi sebep olur.
  • Gelenksel İslam kültüründe uyku felci bir cin ile açıklanır; insanlara benzeyen ve dünyada yaşayan bir ırk. “Cin” sözcüğü sözcüğüne olarak gizli, görünmez, ıssız, yabancı olan her şey için bir yan anlam olarak kullanılır.
  • Laos kültüründe, “hayalet seni sessizleştiriyor” diye çevrilebilen “pee um” diye bilinir. İnanışa göre hayalet geceleri gelir, kurbanın kollarını ve bacaklarını tutar, üzerine bastırır, hatta ses çıkartamasın diye ağzını bile kapatır.
  • Finlandiya dlinde kabusa painajainen denir, fakat sözcük olarak “basmak” demektir. Uyku felcinden esinlenilerek böyle bir sözcük kullanıldığı düşünülüyor.
  • Macaristan halk kültüründe uyku felcine “lidércnyomás” (“lidérc: basmak”) ve “lidérc”, “boszorkány”, “tündér” veya “ördögszerető” gibi doğa üstü varlıklarla ilişkilendirilebilinir.

 

Karabasana uğrayan kişi korkutucu davranışlar gösterebilir. Geçmişte, dünyanın bazı yerlerinde bulunan insanların garip davranışları şeytani sahiplenme ile ilişkilendiriyorlardı. Karabasan sırasında, kurban ağlar, gözleri açık olup uyanık görünebilir. Karabasanın ortasında, kişi çığlık atabilir, fiziksel ve sesli olarak tepki verebilir. Karabasan  yaşayan kişiyi o anda  uyandırmak zordur. Uyanan kişi de  “sarsılmış” bir durumda olup, bazen yaşadığı o anları bile hatırlayamaz. Karabasan geçiren kişi için rasyonel, bilimsel açıklama, şeytani açıklamanın güçlü duygusal gücünden yoksun olabileceğinin vurgulanmasıdır. Bu deneyimleri yaşamış eğitimli bilim insanları için bile, kötü niyetli bir kuvvet tarafından ziyaret edildiğine dair inanışı sarsmak çok zordur.

Bazen bu kabuslar ve karabasan sadece uykudaki rahatsızlık ile sınırlı kalmıyor , saldırdığı kişileri öldürebiliyordu. Bunun ilginç bir örneği Amerikanın Vietnam savaşı  sırasında yaşanmıştır . Zamanın LA Times gazetesi bu konu hakkında birkaç makale yazmıştır. Bu yazılarda Amerika’ya kaçan bir grup Kamboçya’lı mülteciden bahsediliyordu. Mültecilerin çocukları korkunç kabuslar görüyorlardı ve uyumayı reddediyorlardı. Hepsi de uykularında korkunç bir adamın kendilerini boğmaya çalıştığını ,kovaladığını ve öldürmek istediğini söylediler , fakat çocukların savaş sonrası psikolojik bunalım halinde kabuslar gördüğüne kanaat getirilip ,Tıbbi tedavilerine başlandı, fakat uyumaları için ilaç verilen çocukların hepsi  ,uyuduktan kısa süre sonra öldüler.

Tıbbi ve adli raporlara göre hepsinin kalbi uykudayken durmuştu ve bazılarının vücutlarında açıklanamayan morluklar, kızarıklıklar ve çizikler oluşmuştu. Hiçbirinde görülen bir kalp rahatsızlığı olmadığı için, olay içinden çıkılmaz bir hal aldı ve zamanın uygunsuz koşullarında çokta incelenmeyip kapatıldı. Fakat ölen çocuklardan birinin yaşlı bir akrabası çocuklara bir kabus cininin musallat olduğunu ve onun öldürdüğünü iddaa ediyordu. Tabi bunlarda yaşlı bir kadının batıl saçmalıkları olarak dinlenmeyip unutuldu.  Buna ek olarak bu olayı inceleyen  Wes Craven e  ünlü filmi Elm Sokağı Kabusu ve Freddy Krueger’ı yaratmak için bir ilham kaynağı olmuştu.  Belki de ortaya çıkan bu karakter çocukların katili kabus cininin perdeye yansımış bir silüetiydi.

Kabus iblisleri kendileri insanlara musallat oldukları gibi. Birtakım güçler ile de çağrılıp belli kişilere musallat olmaları sağlanabilir. Bunun için farklı büyü çeşitleri bulunsa da, belki de, bu yöntemi en iyi kullananlar Voodoo büyücüleridir. Yaptıkları bu büyü ise ölüm rüyası olarak bilinir . Bu büyüye maruz kalmış kişiler doktora bile gitseler hiç bir şekilde yapılan büyünün bir izi kişi üzerinde belli olmuyor. Etki süreci aşama aşama gerçekleşiyor ve zaman içinde yavaş yavaş eriyerek hastalanmaya başlarlar, akabinde aşamalı olarak ölüme kadar varan sonuçları meydana geliyor. Fakat bu sürecin görülmeyen kısmında kurbana her gece bir kabus iblisi musallat ediliyor ve birkaç hafta içinde uykusunda ölür.

Cinlerle İlgisi Var mı?

İslam dinine göre ‘karabasan’ yada halk dilinde olduğu gibi ‘ağır basma’ diye adlandırılan bu olay cinlere bağlanır. İslam toplumunda karabasandan muzdarip insanlar ehil kişilere götürülür, muskalar taşır yada yatağının altına yerleştirilen makas, bıçak gibi metal kesicilerle bu kâbustan kurtulmaya çalışır.

Peki karabasan, gerçekten de cinlerin insanlara yaşattığı bir tür uyku işkencesi midir?

Karabasan olayı ve lohusalık halinde gelen hadiseler, Anadolu’nun her tarafında görülen mevcut olaylarındandır. Genellikle zemher ayında doğu bölgelerimizde “cingoloz” dediğimiz olay da bunlardan bir tanesidir. Yani uyku/uyanıklık arasında, genelde kıllı siyah, goril gibi bir ağırlığın üzerinize oturduğunu, eliyle koluna bastırdığını, konuşamaz duruma geldiğini, dilinin kilitlendiğini hisseder

Veyahut geceleyin uyurken, aniden bir ses duyarsınız; sizi dışarıya çağırır. Sanki uyurgezer gibi hareket edersiniz, (peşinden) gidersiniz. Kendinin “cingoloz” olduğunu söyler veya sizin yakınınız şeklinde de gelebilir, sizi herhangi bir yere götürebilir.

Bir de albastı olayı dediğimiz durumda, loğusa bayanlarda olan bir hadise: Sanki çocuğunu götürüyormuş gibi; rahatsızlandırmalar, beşiğin yerini, yatağını değiştirir gibi görüntülerle başlayan bir “hastalık” türü de var.

Şimdi bu “ağırbasan” halleri ne zaman olur? Ağırbasan, albasan, albastı dediğimiz bu olaylar, genelde vücut yorgunken ya zihinsel ya da bedenen bir yorgunluk hissinden sonra başlar.Örneğin; bir yolculuğa çıktınız, dönüşte bayağı bir yoruldunuz ve metruk bir yerde yalnız” kalıyorsunuz. İşte o anda siz, vücudunuz, bünyeniz uygun ise (bu, herkeste olmayabilir) bir “menfez” açabilirsiniz. Bir de bakarsınız ki, üstünüze bir ağırlık gelir, gözleriniz yavaş yavaş kapanır, üzerinize korkunç bir ağırlık iner. Sesiniz soluğunuz kesilir ve yanınızda biri varsa bağıramazsınız, sesinizi ona duyuramazsınız. Bazıları da kendi ruhsal güçleriyle bir dua okur, bir Ayete’l-Kürsi okuyabilir veya bütün gücüyle “Allah’ın ismini zikrederek o andan kurtulabilirsiniz.

Karabasan olayı, diğer dinlerde de vardır. Belki onlar da Hz.İsa’dan ve kendi dinlerinden bir yardım talebinde bulunmak suretiyle birdenbire ruhsal bir güçle bu durumdan çıkan insanlar olduğunu görüyoruz.Demek ki burada olan hadise, vücutta bir “menfez”in açılmasıdır. Genelde bedensel ve zihinsel yorgunluk, bu duruma yol açıyor.

Menfez Açıklığı Nedir?

Vücuttaki menfezler, genelde insan vücudundaki “akupunktur noktaları” gibi açıklıklardır. Yani hücreler arasında, sinir sistemindeki bazı nöronlar içerisinde belli aralıklar vardır. Bu aralıklar, vücudun herhangi bir kesiminde olabilir. Gözlerde bir hassasiyet olarak, ellerde, alında, boyunda, göğüste veya ayaklarda olabilir. Bunlar, ancak denemeler sonunda bulunabilir; çünkü her insanın yapısı değişiktir ve biyolojik değişikliğine göre de görünmeyen bazı “şua”lar giriyor. İşte bunlara “menfez”denmekte. Yani kişinin manyetik şuaları aldığınız vücuttaki kilit noktalarıdır. Yani bu noktalar biyolojik enerjinin girmesine neden olan koridorlara benzer ve karabasan veya cin türevi varlıklar bu koridoru kullanıp size ulaşabilir . Bu durumda bizim kültürüm etkisiyle görülen halüsinasyonların İslam dininin etkisiyle cinleri çağrıştıran kedi yada insan benzeri garip görünüşlü semboller olması da kaçınılmazdır.

Karabasanın Tıbbi Tarihçesi

İbni Sina (M.S. 980-1037), “Kanun” (Canon) kitabında ruh bozukluklarını ve hastalıklarını on beş grup içinde toplamıştı. İbni Sina sınıflandırmasında aşırı tutkulara, karabasana, kuduza, maniye ve şubat aylarında “kendisini kurt gibi görme” belirtisiyle ortaya çıkan hastalığa da (lycanthropy) yer vermiştir.

Fernel (M.S. 1497-1558), Fransa’da ruhsal bozuklukları ve hastalıkları beynin zarlarını, yapısını ve karıncıklarını bozan nedenlere bağlı olarak üç büyük gruba ayırmıştır. Birinci grupta baş ağrılarına; ikinci grupta ateşli akıl hastalıkları, bilinç bulanıklığı ve maniye; üçüncü grupta baş dönmesi, epilepsi, felç, karabasan, kasılma, melankoli ve titremeye yer vermiştir.

Tıbbi Açıdan Karabasan Nedir ?

Karabasan, uykuya daldıktan bir süre sonra şeytanın gelip göğse oturması boğazınızı sıkması nefes alamama hiçbir yerinizi oynatamama bağıramama yardım isteyememe şeklinde tarif edilen müthiş bir dehşet ve panik tablosu olarak tanımlanır. Kültürümüzde cinlerle ilişkilendirilen ve sıklıkla hocalara danışılan bu durum aslında basit bir uyku bozukluğudur. Bu olay uykuya daldıktan kısa bir süre sonra özellikle genç insanlarda hafif uykudan derin uykuya geçiş esnasında üst beyinle alt beyin arasında geçici bir uyumsuzluktan kaynaklanan sorun nedeniyle yaşanabilmektedir. Bu olay, bütün dünyada yaygın olarak görülmektedir. Karabasanın diğer bir yönü ise; kişinin gece uykusunda korkulu rüyalar görerek uyanması olarak bilinen bir uyku bozukluğu olmasıdır.

İnsanlar, rüya gördükleri REM uykusu sırasında, göz ve solunum kasları dışında tamamen fizyolojik bir felç durumundadırlar. Hiçbir kasları çalışmaz. Hasta, birkaç dakika hareket edemez. Umûmiyetle uykuya dalarken veya uykudan kalkarken bu uykulu hâli ile birtakım sesler duyduğunu veya şekiller gördüğünü sanır. Kestirme yaparken veya uykuya başlarken. Bu durum, başka sebeplerle de ortaya çıkabilir. Ses duyma ve şekil görmeler, aynı anda olabilir.

Böyle olmasaydı, biz rüyalarımızı oynar hale gelirdik. Rüyamızda ne yapıyorsak, yatakta da onu yapmaya başlardık. Bazen rüyadan uyandığımızda beynimiz uyanık ve etrafın farkında olduğumuz halde, hareket edemez, ses çıkaramaz ve göğsümüzün üzerinde bir ağırlık varmış gibi hissederiz.

 

Bunu herkes, hayatının bir döneminde en az bir kez yaşamıştır. Karabasan korku verici bir durumdur. Ama saniyeler içinde kendiliğinden düzelir. Karabasanın olma nedeni; uykudan uyanmamıza rağmen REM uykusundaki fizyolojik felç halinin, uyanır uyanmaz çözülmemesine bağlıdır. Çok basit açıklamak gerekirse, “Uykudan uyandığın anda beyin uyanıyor; ama vücut uyanmıyor.” İkisi arasında bir bağlantı vardır. Vücut, bu sinyali alıp gerçekleştiremiyor hemen. Bu, genelde stresten, yorgunluktan vs. olarak açıklanıyor.

Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen, REM uykusu sırasında oluşan normal felç ile yakından ilgilidir. Buna göre bazı bilim adamları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün “doğal” bir etkisi olduğuna inanır. Uyku felci, beyin REM durumundan tamamen uyanık duruma geçse de, beden felcinin devam etmesi durumunda oluşur. Bu durum, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte hypnagogic  halisünasyonlar olabilir.

Rüyada gördüğümüz aktivitelerin fizyolojik etkisi, tıpkı günlük hayatta açık bilinçle yaşadıklarımızın aynısıdır. Rüyamızda, koşmak, şarkı söylemek, kaçmak aktivitelerinde bulunuyorsak beyinden kaslara bu fonksiyonlar için emirler gider. REM uykusu sırasında oluşan bu hareket emirlerini “Locus Coeruleus” noktası durdurur. Bu nedenle, kişi, hareket etmek istediği halde hareket edemez. Uyku esnasında kişileri korumaya yönelik oluşmuş bu güvenlik sistemi, özellikle heyecanlı rüyalarda kişiye felç olmuşluk duygusu verir. İnsan, rüyasında da kaçmak istediği halde kaçamadığı, koşmak istediği halde koşamadığı rüyalar görür. Bu felç olmuşluk hissi, korkunç rüyalarda kabusa dönüşür ve abartılı korku tepkileri (hızlı kalp çarpıntısı, ter içinde kalmak, ağız kuruluğu vb.) hissederek uyanan kabus sahipleri KARABASAN sanrısı ile kalkarlar.

Bir başka inanışa göre de Karabasanın, insanın uyanışı esnasında fiziksel, eterik ve astral bedeninin aynı zamanda bir araya gelmedikleri durumdur . ve birinin tam olarak bedene girmemiş halde dışarıdayken diğerinin bedene dönmüş olduğunu bilir. Odayı hisseder, görürsünüz, hatta dokunduğunuzu da hissedersiniz, yatakta olduğunuzu da. Fakat bağırsanız sesiniz çıkmaz,çünkü astral bedeninizle bağırıyorsunuz, fiziksel bedeninize aynı uyarıyı gönderemiyorsunuz. Aynı şekilde bu sebepten ötürü fiziksel bedeninizi hareket ettiremezsiniz.

Karabasanın iki temel nedeni var:

  1. Kan dolaşımındaki düzensizlikler.
  2. Psikolojik gerginlikler.

Çocukluktan beri “karabasan, karabasan” diye anlatılan hikâyeler, bilinçaltında daha da büyük korkular yaratır. Bir daha yaşarsanız, bilinciniz yerinizde ise bu bir sağlık problemi ve uyanmalıyım diye düşünür ve odaklanırsınız. Ayrıca  Bu hastaların mutlaka nörolojik muayeneden geçmeleri gerekmekir. Bu tür hastaların bazılarında çok nadir olarak tümör kanser damar yumaklaşması ya da iltihap gibi beyin sapı kisti saptanabilmektedir. Bu gibi durumların bertaraf edilebilmesi için hastaların ciddi bir nörolojik incelemeden geçirilmeleri şarttır. Bir de Karabasan, gebelikte disoriyentasyon, depresyon, uykusuzluk, irritabilite, psikotik bozukluk gibi görülebilen rahatsızlıklar arasındadır.

Karabasan’ın Belirtileri

Uyku felcinin başlıca belirtisi uyanma öncesi veya uyuma öncesi görülen kısmı veya geçici iskelet kası felcidir. Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir. Uyku felci ile birlikte hypnagogic halisünasyonlar olabilir. Bu halisünasyonlar işitsel, dokunsal ve/veya görsel olabilir. Uyku felci kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamen uyanmadan önce birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Çok uç durumlarda, 4-5 saat sürdüğü de bilinmektedir:

  1. Uyumaya başladıktan birkaç saat sonra çığlık atmaya ve ağlamaya başlayabilirsiniz.
  2. Kalbiniz çarpıntınız ve soluk alıp vermeniz sıklaşır.
  3. İnsanlar sizi gördüklerinde rahat olmadığınızı fark ederler.
  4. Rüyayı kesinlikle hatırlamazsınız.
  5. Başkaları size bahsetmedikçe olayı hiç hatırlayamazsınız.

Karabasan’ın Olası Sebepleri

Uyku felci, rüya gören bir kişinin rüyasında yaptığı hareketleri aynen yapmasını engellemek için REM uykusu süresince oluşur. Uyku felcinin fizyolojisi hakkında çok az şey bilinir. Bununla birlikte, uyku felcinin beynin pons bölgesindeki motor nöronların post-sinaptik inhibisyonu ile bağlantılı olduğu önerilmektedir. Özellikle, düşük seviye melatonin kasların uyarılmasını engelleyecek şekilde sinirlerdeki depolarizasyon akımı durdurabilir, ve rüyada yaşanan fiilin gerçekte yaşanmamasını sağlayabilir (mesela, rüyasında koştuğunu gören bir kişinin gerçekte koşmasını engellemek gibi).

Ayrıca, bu düzensizliği yaşayanlar ve narkolepsiden muzdarip olanlar arasında belirgin bir ilişki vardır. Fakat değişik çalışmalar, çoğu insanın hayatlarında en az bir kez uyku felci yaşadığını göstermektedir.

Bazıları, değişik faktörlerin uyku felci ve halüsinasyonların yaşanma olasılığını arttırdığını rapor etmişlerdir. Bunlar:

  1. Sırt üstü yatmak
  2. Düzensiz uyuma saatleri; şekerlemeler, çok veya az uyumak
  3. Fazla stres
  4. Ani çevre/yaşam tarzı değişiklikleri
  5. Olaydan hemen önce görülen berrak rüya. Ayrıca berrak rüya durumuna girebilmek için kullanılan bilinçli indüksiyon yaygın bir yöntemdir. WILD olarak da bilinir.
  6. Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.
  7. Nörolojik Rahatsızlıklar
  8. Psikolojik Rahatsızlıklar
  9. Narkolepsi veya bacak krampları gibi diğer herhangi bir uyku bozukluğu

 

 Karabasan’dan Nasıl Kurtulunur?

Karabasan ve Gece iblislerinden belli durumlarda korkmaya gerek yoktur. Ara sıra uyku felci yaşıyorsanız, bu bozukluğu kontrol etmek için evde adım atabilirsiniz. Yeterince uykunuzdan emin olarak başlayın. Hayatınızdaki stresleri hafifletmek için elinizden gelen her şeyi yapın  özellikle yatmadan önce . Arkanızda uyumuyorsanız yeni uyku pozisyonları deneyin. Ve uyku felci düzenli olarak iyi bir gece uykusu almanızı engelliyorsa doktorunuza danışın.

Başka Ne Tedbirler Uygulanabilir?

  1. Öncelikle bir hekime danışmalı.
  2. Karabasan görmekten korktuğunuz gece, sırtüstü yatmamalı.
  3. Yatağın üzerinde yada yerde ekmek kırıntısı falan varsa temizlemeli.
  4. Yatarken yatağa abdestli girmeli, Euzü Besmele okuyarak Âyet-el Kürsi, İhlas,  Fatiha ve  Nas, Felak duaları okunmalı
  5. Cevşen duasını okumalı yada üzerinizde cevşen duasını bulundurmalı.
  6. Yastığın yada yatağın altına bıçak ,makas gibi demir, çelik keskin objeler konulmalı
  7. Yatağın baş ve ayakucu kısmına ufak kaplar içinde kaya tuzu konulmalı
  8. Yatılacak yerde kuru adaçayı ile tütsü yapılmalı .

 

Karabasan Sonuç Kısmı

Kabusların ve gece terörlerinin şeytani olaylar olduğuna dair inanç, 20. ve 21. yüzyılın uyku bozukluğu araştırmaları ışığında geçerli bir teori değildir. Yine de, araştırmalar devam ettikçe Karabasanlar ve kabuslar hakkında yeni verilere ulaşmaktalar. Hayatta herkesin başına en az 1 kere gelmiş bu korkunç olayın tam gerçekleri  belki yakında aydınlığa kavuşur. Ama o ana dek gece yatarken bu korkunç ziyaretçi her an sizin kapınızı da çalabilir.

Kaynakça:

www.gizliilimler.tr.gg/What-is-Incubus-f-.htm
www.msxlabs.org/forum/x-sozluk/190516-succubus-incubus-succubus-incubus-nedir-succubus-incubus-hakkinda.html
Russel, Jeffrey Burton (1972), Witchcraft in The Middle Ages, pp. 239, 235 Cornell University Press, Ithaca and London, ISBN 0-8014-0697-8
Stephens, Walter (2002), Demon Lovers, p. 23, The University of Chicago Press, ISBN 0-266-77261-6

  1. A. Cheyne. “Sleep Paralysis and Associated Hypnagogic and Hypnopompic Experiences”. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2006.
  2. A. Cheyne. “Preventing and Coping with Sleep Paralysis”. 16 Şubat 2015 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2006.

Barış Ünver. “Karabasan, Diğer Adıyla “Uyku Felci””. 4 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2012.

, Magyar Néprajzi Lexikon, Akadémiai Kiadó, Budapest 1977, ISBN 963-05-1285-8

Magyar Néprajzi Lexikon, Akadémiai Kiadó, Budapest 1977, ISBN 963-05-1285-8

  • Bower, Bruce (Temmuz 9, 2005). “Night of the Crusher.” Science News.
  • Conesa, J. (2000). Geomagnetic, cross-cultural and occupational faces of sleep paralysis: An ecological perspective. Sleep and Hypnosis, 2, (3), 105-111.
  • Conesa, J. (2002). Isolated Sleep Paralysis and Lucid Dreaming: Ten-year longitudinal case study and related dream frequencies, types, and categories. Sleep and Hypnosis, 4, (4), 132-143.
  • Conesa, J. (2003). Sleep Paralysis Signaling (SPS) As A Natural Cueing Method for the Generation and Maintenance of Lucid Dreaming. Presented at The 83rd Annual Convention of the Western Psychological Association, May 1 – 4, 2003 in Vancouver, BC, Canada.
  • Conesa-Sevilla, Jorge (2004). Wrestling With Ghosts: A Personal and Scientific Account of Sleep Paralysis. Pennsylvania: Xlibris/Randomhouse.
  • Firestone K. The “Old Hag”: sleep paralysis in Newfoundland. The Journal of Psychoanalytic Anthropology 1985; 8:47-66.
  • Fukuda K, Miyasita A, Inugami M, Ishihara K. High prevalence of isolated sleep paralysis: kanashibari phenomenon in Japan. Sleep 1987; 10:279-286.
  • Hartmann E. The nightmare: the psychology and biology of terrifying dreams. New York:Basic,1984.
  • Hufford D.J. The terror that comes in the night: an experience-centered study of supernatural assault traditions. Philadelphia:University of Pennsylvania Press, 1982
  • Kettlewell, N; Lipscomb, S; Evans, E. (June, 1993). “Differences in neuropsychological correlates between normals and those experiencing “Old Hag Attacks’.” Perceptual and Motor Skills. 76 (3 Pt 1): 839-45; discussion 846. PMID 8321596
  • Ness RC. “The Old Hag” phenomenon as sleep paralysis: a bicultural interpretation . Culture, Medicine and Psychiatry 1978; 2:15-39.
  • Ohayon MM, Zulley J, Guilleminault C, Smirne, S. Prevalence and pathologic associations of sleep paralysis in the general population. Neurology, 1999; 52:1194-1200.
  • Sagan, Carl (1997). The Demon-Haunted World: Science as a Candle in the Dark.
  • Schneck JM. Sleep paralysis and microsomatognosia with special reference to hypnotherapy . The International Journal of Clinical and Experimental Hypnosis 1977; XXV:72-77.
  • Takeuchi T, Miyasita A, Sasaki Y, Inugami M, Fukuda K. Isolated sleep paralysis elicited by sleep interruption. American Sleep Disorders Association and Sleep Research Society, 1992; 15: 217-225.

Sevgili Gizemler ve Bilinmeyenler takipçileri sizlere elimden geldiğince Dünyanın dört bir yanından ve yurdumuzdan farklı ve değişik konular sunmak için uğraşmaktayım. Bu gerçekten ciddi bir zaman ve emek isteyen bir iş, gerek çeviriler olsun, gerek düzenlemeler ve konu ile ilgili görselleri bulmak olsun. Siz gizem dostlarına daha etkili olmak adına şu anda kanalımı daha verimli bir hale getirmek için çalışmalar başlatmış durumdayım. Bu sebepten kanalıma abone olup , videolarımı sosyal medyada paylaşmanız kanalımızın büyümesini sağlayacak ,ayrıca seyrettiğiniz videoya like verip ,konuların altına yapacağınız kısacık bir yorum bile. Bu emeklere biraz olsun katkı sağlayacaktır.Ayrıca videoları sosyal medyada paylaştıp, tavsiye ettikçe kanalımızda gelişecektir.Siz gizem dostlarının bu emekleri boşa geçirmeyeceğini biliyor ve değerli yorumlarınızı bekliyorum. Gizemli videolarda görüşmek üzere. Teşekkürler

http://www.gizemlervebilinmeyenler.com

1 Comment

  1. Bu durumlardan kurtulmak için iman kuvvetli olması gerekir..imani inancı zayif kişilerin bioenerjisi düşer..düşük olan kişilerin bioenerjileri zayıflığından istifade edip girerler..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir