Işık Saçan Türbe

Işık Saçan Türbe

Dr. GÜLTEKİN CAYMAZ fizik tedavi ve Türkiye’nin sayılı akupunktur uzmanların­dan biridir. Ayrıca bilinmeyen ve açıklana­mayan olayların yorulmak bilmez bir takipçisi ve yorumcusudur. Bütün bu özellik­leriyle, sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da tanınmaktadır. Dünyanın yarısını dolaş­mış, incelemeler yapmıştır. Esrarengiz ışıklar saçan türbenin hikayesini anlatması için ise sözü şimdi ona bırakalım …

Türbeyi ziyaret

“1981 yılındaki Anadolu gezimde. Kastamonu yakınlarındaki bir türbenin öyküsü dikkatimi çekti. Türbenin yakınındaki gecekondulara yol açmak için bir buldozer getirtmişler. ‘Türbeyi yıkıp başka bir yere daha iyisini yaparız’ demişler. Buldozerin türbeye her yaklaşışında motor durmuş. Aracı bir türlü çalıştıramamışlar. Ardından insan gücünü denemişler. Kazma­larla işe girişmişler. Kazmalar toprağa saplanıp kalmış. Bir türlü çıkarılamamış. zor­layınca da sapları kırılmış. Türbenin civarında geceleri garip ışıklar görülüyormuş. Korkmuş­lar ve işi bırakmışlar …

Ben inançlı biri olduğum için gidip orayı ziyaret ettim. Dua okudum … Niyetim türbenin fotoğraflarını çekmek!i. Birçok fotoğraf çek­tim. Bir de kendimi türbenin önünde çekeyim dedim. O anda birinden yardım istediğim tak­dirde sanki işin tılsımı bozulacaktı. .. Fotoğraf makinemi ayaklı sehpasına yerleştirdim. Oto­matiğe ayarladım. Koşarak türbeyi arkama alacak biçimde makinenin karşısına geçtim.

 

Ankara’ya döndüğümde film banyo edildi.

Hayretle gördüm ki. kendimi çektiğim fotoğ­rafta çevremde yaygın bir ışık alanı oluşmuştu (1 no’lu fotoğraf, üstte). Türbenin esrarengiz ışıklar çıkardığı ya da oluşturduğu doğru muydu?. Yoksa ortada başka şeyler mi dönüyordu?. Tekrar oraya gidip fotoğraf çekmeye karar verdim.”

10338286_234469590084058_5672344480520063552_n

Işığın kaynağı

Dr. Caymaz olayı açıklamak ıstıyor. Kastamonu’ya tekrar gidiyor. “İkinci gidi­şimde hava kararana kadar bekledim. Yine yal­nızdım. Fotoğfraf makinemi sehpasına yerleştirdim. Otomatiğe ayarladım. Bu sefer değişiklik olsun diye. türbenin tam köşesinde durdum. Çıkan fotoğraf ta çevremdeki ışığın yine havaya ve yere doğru yayıldığı görülü­yordu. Acaba bu ışığın kaynağı ben miydim? Bir başkasını götürüp onun resmini çektim ve aynı ışığın bu defa onun çevresinde yer aldığını gör­düm (2 no’lu fotoğraf).

Deneylere devam ettim. 3 no’lu fotoğraf ta görüldüğü gibi. iki ayrı kişiyi aynı şekilde. yine ışıklı olarak görüntüledim. Birinin yerini değiş­tirdim. Yanına da bir başkasını yerleştirdim. Yine ışık vardı (4 no’lu fotoğraf)

.10289797_234469586750725_8125708085159142336_n

Son fotoğrafı çekerken. fotoğrafını çektiğim kişiler benim çevremde de bir ışığın olduğunu ve bunu gözle gördüklerini söylediler. Yer değiştirdik. onlar beni bir başkasıyla çektiler.

Hava kararıyordu. yanımdakileri 5 no’ lu fotoğraftaki yere gönderdim. Fotoğrafi çektiğim anda çevrelerinde oluşan parlamayı gördüm. İşte bu fotoğraf en garibiydi … “

Başı kaybolan insan

“Bu çektiğim fotoğraf ta (5 no’lu fotoğraf) gör­dük ki, fotoğraftakilerin birinin başı yarı yarıya kaybolmuştu, diğerinin, yani gür saçları olan kızın saçlarının bir kısmı yoktu. Ama ben fotoğ­rafı çekerken bu eksiklikleri görememiştim.

Daha sonra, aynı yerde, ama daha uzaklardan fotoğraflar çektim. Fakat oradan uzağa gidil­dikçe ışıklar görünmüyordu. Bu konuyla hafta­larca uğraştım ve inanıyorum ki, benim gibi olaya saygıyla bakabilecek her kişi bu fotoğrafları çekebilir. Ama gereksiz merak amacıyla bu fotoğraflar elde edilemez … “

1901394_234469596750724_5343502595853324461_n

Ruhsal ve bedensel enerji

Dr.Caymaz ışıklarının kaynağını açıklamaya çalışıyor: “I970′lerde Romanya’da Dr. Joan Florin Dumitf Escu elektronograji dediği bir tek­nik geliştirdi. İnsan vücuduna belli bir yöntemle elektrik yüklüyor ve bu elektrik yüklenmiş vücu­dun fotoğrafını çekiyordu. Çıkan fotoğraflarda insanların çevrelerinde ışık alanları görülüyordu. Çok basit olarak anlattığım bu teknik olaydan anlaşılmaktadır ki, insanlara dış etkiler tarafın­dan belli dozlarda enerjiler yükletilebilir. Aslında bunu her an yaşıyoruz. Evrenden gelen çeşitli ışınlar, atmosferde süzüldükten sonra biz­lere ulaşıyorlar.

Türbe olayında da bir enerji vardır ama bu enerjinin han,gi şartlarda ortaya çıktığınl anla­yamıyoruz. Insanda da bir enerji var olduğuna göre, bu ruhsal enerjidir. Evliya dediğimiz farklı insanların bedensel enerjileri, belki de mezarlarının çevresinde birikip, bizce anlaşıl­mayan bir görev yapmaktadırlar … “

Bu ışık ruh mu?

Dr. Caymaz’ın ilginç açıklamalarından ve fotoğraflardan sonra akla bir yığın soru geli­yor. Fakat en önemlisi, bu ışığın kaynağının ruh olup olmayacağıdır. Bilim, bizlerin bir tür enerji taşıdığımızı kabul etti, tıpölümden sonra vücutta bir boşalma olduğunu kanıt­ladı. Bu boşalan şey, adına ruh dediğimiz bir tür enerji olabilir mi? Ama inançlara göre ruhlann başka bir dünyaya gitmeleri gerek­miyor mu? Burası ve Orası aynı yer mi?

Cevapları almamız çok güç, belki de ola­ ola­naksız. İnsanoğlu kendisini ve yaşadığı ortamı yeni yeni tanımaya başlıyor. Kim bilir daha neler öğreneceğiz veya hatırlayacağız?

Insan vücudundaki elektrik enerjisi

İnsan vücudunun belli bir elektriksel enerjiye sahip olduğu bilim tarafından çoktandır kabul ediliyor. Eskiler bu ışığın görülebildi­ğini, ama görebilmek için uzun bir çalışma döneminden geçmek gerektiğini söylerlerdi. Hatta o devirderde peygamberler, başlarının etrafında bir ışık halesi olduğu halde resmedilirdi. Buda’nın böyle çizili birçok kabartma resmi ve heykeli vardır. 50 yıl kadar önce Semyon Kirlian adlı bir Rus, insandan fışkı­ran enerji alanının fotoğraflarını çekmeyi başardı. Ama bütün bu çalışmalar insandan kaynaklanan bir enerjiyi anlatıyordu. Peki, ölümden sonra ne oluyor? Acaba bu enerji dağılıyor mu? Yoksa bir yerde toplanıp kalı­yor mu? Ya da yaşayan insanlara bir etki yapıyor mu? Bütün bu sorular cevap bekliyor. ..

Türbenin giriş kapısında çekilen fotoğraflarda yaygın ışık

alanına rastlanmadı.

1238847_234469603417390_6952739161813439943_n (1)