Konya’da Köylüler Uzaylı mı Vurdu?

Konya’da Köylüler Uzaylı mı Vurdu?

Ayşe Özdemir adlı kadın (hâlâ Konya’da yaşamaktadır.), bir akşam üzeri felçli annesine süt almak için yola çıktığında yaşadığı “canavar” (!) olayını şöyle anlatıyor:

“Bizim oturduğumuz köyün çıkışında kime ait olduğu bilinmeyen tek bir mezar vardı. Bu mezardan ne istersen olurmuş. Bazı geceler buranın aydınlandığını görenler de olmuş, bize anlatırlardı.

Ben de annemin sağlığının düzelmesi için orada dualar etmiştim. Bir akşam üzeri evde otururken annem ısrarla gidip taze süt almamı istedi. Ben de yola çıktım. Sütü alacağım yer, 10 dakikalık bir yerdi. Hava kararmıştı. Genç kızdım ve çok korkuyordum. Yolda yürürken ağaçların arasında garip bir ışık demeti parladı. Bu tarla, bizim tarlamızdı ve evimize çok yakındı.

Korktum, koşarak geri dönmeye başladım. Işık demetine yaklaştığımda karşımda bir canavar gördüm. Kocaman gözleri vardı. Öylece kalakaldım. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Daha önce böyle bir hayvan (!) görmemiştim.

f43dcef0317dfb26f5b3723c8c0f556b

Maymun gibiydi. İki kolu, iki bacağı vardı; ama maymun değildi. Onu ve ışık demetini gören yalnızca ben değildim. Çünkü etraftan bağırışlar geliyordu. Geri geri kaçmaya başladım. Canavar arkamdan gelmedi. Sonra da silahlanmış köylülerle karşılaştım. Onlar da çevrede başka canavarlar görmüşler. Ben başka bir konudan konuşarak eve doğru giderken, silah sesleri duyuldu. Ardından ışık kümesi yeniden gökyüzünde parladı. Köylüler, canavarı vurduklarını bağırışırken ben eve geldim. Annemi çok merak ediyordum. Çünkü başak tarlası, annemin oturduğu pencerenin önünde uzayıp gidiyordu.

Odaya koşturdum. Annem yerinde yoktu. Yürümesi imkansızdı. Evde annemden başka hiç kimse de yoktu. Koşarak ve bağırarak annemi aramaya başladım. Annem, bahçenin bir köşesinde ağlıyordu. Oraya nasıl geldiğini söyleyemedi. Hatırladığı, sadece başak tarlasının üzerine inen ışık demetiydi.

Grey-Alien-Concept-Art_photo_medium

Daha sonra da bu tarla üzerinde simsiyah ve yusyuvarlak kocaman bir iz gördük. Ertesi gün vurulan canavarı görmeye gittik. İki ayaklı, iki elli bir yaratıktı. İnsana benziyordu ama insan değildi. Kimse ne olduğunu anlayamadı. Kocaman gözleri vardı. Köyün hocası, uğursuzluktur deyip çok derin bir çukur kazdırıp onu gömdürdü.”