Haberci Rüyalar

Haberci Rüyalar 

Zaman ve mekanın ötesinden gelen ses… Beynin, uyku sırasında zaman ve mekânı aşarak birtakım mesajlar alabildiği söyleniyor. Bu da bize rüyalar halinde yansıyor. Aşağıdaki yazıda, haberci rüyalara ilişkin ilginç örnekler okuyacaksınız. 1947’de bir sabah Ray Robinson aniden silkinerek uyandı. O gün Jimmy Doyle ile ağır sıklette bir şampiyonluk maçı yapacaktı. O gece gördüğü rüya açık bir haber niteliğini taşıyordu. Rüyasını şöyle anlatıyordu: “Doyle ile birlikte ringde bulunuyordum, hedefi bulan bir kaç yumrukla onu sarsmıştım, donuk bakışlarla bir süre sendeledikten sonra yere yığılıverdi. Bense ne yapmam gerektiğini kestiremedim. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Hakem 10’a kadar saymak üzere rakibime yaklaşmıştı. Doyle ise hareketsiz yatıyordu. Seyirciler bağırıyorlardı: ‘ Öldü… Öldü… ‘ “ Robinson, gördüğü bu rüya yüzünden dehşete kapılmıştı.

53-kuhhoitb9bf8

Antrenörü George Ginford ve menejeri Lam Atkins ise böyle bir olayın budalalıktan başka bir şey olamayacağını söy­lüyorlardı. Atkins, “Gülünç olma” diyordu. “Rüyalar gerçekleşmez, eğer aksi olsaydı çoktan milyoner olurdun.” Robinson kararından vazgeçecek gibi değildi. Son anda çağırılan bir rahip, nihayet onu ikna ederek ringe çıkmasını sağlamıştı. Rüya gerçekleşiyor Aynı gün akşamı, şampiyon ile rakibi 7 raunt boyunca yumruklaştılar. 8. rauntta Robinson rakibinin bir açığını yakaladı: Doyle’u mide­sine ve yüzüne indirdiği iki yumrukla sersem­lettikten sonra, çenesine indirdiği sol kroşe ile yere serdi. Doyle, devrilen bir ağaç benzeri yere yığılırken başını yere vurmuştu. Robin­son ayakta duruyordu ve tıpkı rüyada olduğu gibi ona bakıyordu. Hakem 4’ e kadar saydı­ğında Doyle sanki ulaşılması imkansız bir şeyi aramak için kımıldadı ve tekrar yığıldı. Bok­sör, ertesi gün öğleden sonra ölmüştü. Mesajı kim veriyor? Bunun gibi birçok hikâye, geçmiş zamanlar­dan beri halk dilinde yer almaktadır.

karabasankabus

Buna rağmen uyuyan beynin akıl almaz tiyatro­sunda rüyayı görenin hem seyirci hem oyuncu olması, bütünün sadece tek bir görüntüsüdür. Hafızadan derin etkiler alan rüyalar, hafıza­dan çok daha öte anlamlar taşırlar. Olaylar gerçek dışı mekânlarda oluşmasına rağmen, çoğu zaman geleceğe yönelik bilgiler ortaya koyarlar. Hayal gücüne bağlı rüyalar. uyanık­lık halinde gerçekleşen hayallere nazaran oldukça kontrolsuz ve duygusal tansiyon ile yüklü olduklarından, daha canlı görünürler. Günlük realitelere her ne kadar uymasalar da, garip bir şekilde çoğu zaman gerçeği yansıtmaktadırlar. Öyleyse insanların rüyaları mesai olarak nitelendirmeleri doğaldır. Peki bu mesaj nereden geliyor? Bizden mi? Başka zihinlerden mi? Tanrılardan mı? Ölülerden mi? Her şeyden önemlisi, kaynağı ne olursa olsun, bu mesajları en iyi şekilde nasıl yorumlayabiliriz? Tarih bu konuda örneklerle dolu: Rüyalarında mısra düşüren şairler, konu kuran yazarlar, melodi yakalayan müzisyen­ler, gerçekleri keşfeden bilim adamları, uyanıklık halinde ulaşamadıkları bilgiler elde etmişlerdir. Sonuç olarak, görünürde bilinçsiz hayal gücü ile düşünce sentezi olan rüyalar, çoğu kez orijinal bir hamle oluşturmaktadır.

olum